Geçen yıl Linkedin’de yazdığım blog yazısında bir tehlikeden bahsetmiştim: "Yetenek açığı büyüyor veya biz elimizdeki yetenekleri tutamıyoruz." Aradan geçen bir yılda ManpowerGroup’un yayımladığı 2025 Küresel Yetenek Açığı Raporu, https://manpower.com.tr/blog/manpowergroup_2025_yetenek_acigi_raporu haklılığımı ne yazık ki tescilledi. Türkiye’de her 4 işverenden 3’ü (%76) hâlâ "aradığım insanı bulamıyorum" diyor. Peki, dijitalleşmenin zirvesinde, yapay zekanın devrim yaptığı bu dönemde neden hâlâ aynı döngüde sıkışıp kaldık?
Bir CharacterIX Danışmanı olarak sahada gördüğüm gerçek şu: Sorun sadece dışarıda yetenek "olmaması" değil; bizim içerideki potansiyeli tanımlayamıyor, ölçemiyor ve dolayısıyla doğru konumlandıramıyor olmamız.
"Tahmin Etmeyi" Bırakıp "Ölçmeye" Geçmeliyiz
Manpower 2025 raporu, en büyük açığın %85 ile Sağlık ve Yaşam Bilimleri’nde, %80 ile Finans’ta ve %75 ile BT sektöründe olduğunu söylüyor. Ancak bu yüzdeler sadece "sonucu" gösteriyor. Bir CharacterIX danışmanı olarak biz, bu sonucun "nedenine" odaklanıyoruz.
Aradığınız BT uzmanını bulamıyor musunuz? Yoksa aradığınız kişinin stres anındaki tepkisini, 136 yetkinlik parametresi arasındaki "analitik düşünme" ve "belirsizliği yönetme" mizaç yapısını ölçemediğiniz için mi yanlış kapıları çalıyorsunuz?
Rapor; eleştirel düşünme, yaratıcılık ve öğrenme çevikliğini (learnability) en kritik eksikler olarak listeliyor. Eskiden bu becerileri mülakatta "sezgisel" olarak anlamaya çalışırdık. Artık bu lüksümüz yok.
- CharacterIX ile bir adayın öğrenme hızını sadece özgeçmişinden değil, Mizaç yapısı, ProEnneagram® çekirdekleri ve 136 potansiyel yetkinlik ile birlite okuyoruz.
- Kişinin baskı altında "yaratıcı" mı kalacağını yoksa "savunmacı" mı olacağını işe almadan biliyoruz.
"2025'te yetenekleri elimizde tutamıyoruz çünkü onları hâlâ sadece 'doldurulması gereken birer pozisyon' olarak görüyoruz." Oysa CharacterIX’in sunduğu Bireysel Gelişim ve Potansiyel Raporları, çalışana şu mesajı verir: "Seni tanıyoruz, mizaç yapına uygun bir kariyer yolu çiziyoruz ve gelişimini destekliyoruz." İşte gerçek "bağlılık" (engagement) budur. Veriyle desteklenmeyen her bağlılık stratejisi, sadece geçici bir pansumandır.