“Köklerden Göklere” projesi, güven temelli bir iyilik zinciri oluşturma amacıyla başlatıldı. Projenin içeriği, amacı ve yapılan çalışmalar doğru ve samimi bir zeminde ilerlemiş olsa da beklenen zincir etkisi oluşmadı.
Bu süreç bize önemli bir gerçeği yeniden gösterdi: Güven, yönlendirilebilen değil; kişisel olarak kurulan bir bağdır. Yardımseverlik ise ancak bireyin kendi iradesiyle anlam kazanır. Herkes aynı etki gücüne sahip olmadığı gibi, her birey bağış kararını da kendi vicdanı, imkânı ve önceliği doğrultusunda vermek ister.
Bu nedenle proje sonunda öne çıkan en güçlü düşünce şudur: Bağış, bireysel bir haktır. İyilik ancak özgür iradeyle yapıldığında gerçek değerine ulaşır.
Bir projeye inanabilirsiniz.
Onu doğru bulabilirsiniz.
Hatta destekleyebilirsiniz.
Ama onu başkasına göndermek istemeyebilirsiniz.
Çünkü güven, devredilen bir şey değildir.
İnsan bir çağrıyı paylaştığında sadece bir mesaj iletmez; kendi itibarını da ortaya koyar. Bu yüzden birçok iyi proje, kötü olduğu için değil, insanların güvenlerini kolayca dolaşıma sokmak istemediği için büyümez.
Bir başka neden daha vardır: Herkesin etki gücü aynı değildir. Bazı insanlar çevresini harekete geçirir, bazıları geçiremez. Bu fark samimiyet farkı değil, sosyal karşılık farkıdır. Yani zincirin oluşmaması bazen fikrin değil, etki alanının sınırlarını gösterir.
Ama en önemli nokta şudur: Bağış, bireyin hakkıdır. Yardım etmenin değeri, bir zincirin halkası olmakta değil; özgür bir iradeyle karar vermekte yatar. Erdem, başkasının çağrısına uymakta değil, insanın kendi vicdanıyla harekete geçmesinde başlar.
Yardımseverlik baskıyla büyümez. Güven zorlamayla kurulmaz. İyilik, yönlendirilmiş bir refleks değil, içten gelen bir seçimdir.
Bu yüzden savunulması gereken şey yalnızca bağış kampanyaları değil, insanların kendi bağış yapma hakkıdır.
Kimse bir zinciri sürdürmedi diye duyarsız sayılamaz.
Kimse paylaşmadı diye erdemsiz görülemez.
Çünkü gerçek iyilik, ancak özgür olduğunda gerçektir.
Sonuç:
Bir projenin büyümemesi, insanların iyiliğe karşı olduğu anlamına gelmez. Bazen sadece şunu gösterir: İnsanlar yardım etmek ister, ama kendi iradeleriyle. Ve belki de en değerli bağış, tam da budur.
